Ofiste yazmayı sürdürdüğünüz sürece ofis yaşamınızın yazdıklarınızı yazacaklarınızı etkilememesi olanaksız. Ofis yaşamının gerginlikleri ve yoğunluğu “autohand” i yaratmıştı. Şimdi ise tembellikten kıvrandığım yepyeni bir masada “handbook” u başlatıyorum. Yazacaklarım benden, ben yazacaklarımdan ırak… un, deux, trois, quatre!
”Yazarken işte, elimi klavyeye ya da kaleme sürttüğümde, bir sıvı kendine yol buluyor demek… Her cümlenin altında tüm geçmişim tüm bildiğim tüm tüm her şeyim var…” H*
Belki bencilce ama iyi ki gerilmiş ve iyi ki boş vaktin olmuş. Ve artık tüm geçmişinin geçmişine ait olmadığı, olan-la bağlarının değiştiği, kendini ele vererek gizleyen yeni yepyeni bir evren: yazıların ki onları çok özledik.